Bu hafta 2 senaryo birden canlandirdik. Once biraz kek yiyerek havaya girdik, sonra kostum ve dekor organizasyonu isine koyulduk, galiba bugun coook eglendik:)
Mizansen:
Ada ve Mavi
bir bebek beklemektedirler. Bir gün Ada
sancılanır ve Mavi hemen hastaneyi
arar. Çağrı merkezi görevlisi (Emma)
telefonda adresi alır ve derhal ambulans ekibine haber verir. Acil durumlar için
hazır bekleyen ambulans şoförü (Irmak)
ve İlk Yardım hekimi (Derin) vakit
kaybetmeden yola çıkarlar. Adrese vardıklarında Ada ve Mavi sabırsızlıkla
onları beklemektedirler ve doktoru görünce bir parça rahatlarlar. Doktor Derin ve ambulans şoförü Irmak Ada’yı dikkatlice ambulansa taşırlar. Mavi bu arada biraz endişelidir. Ambulans şoförü ambulansın
sirenini çalıştırarak, anne adayını sarsmadan hastaneye getirmeyi başarır. Mavi
yolda doğum fotoğrafçısı Ayşe’yi
arar.
Hastane kapısında onları hemşire (Emma)
beklemektedir. Ada’yı önceden hazırlanmış
doğumhaneye götürürler, onu doğumhanede bekleyen uzman doktor Gülizi’nin yardımıyla doğum gerçekleşir. Bu sırada Ayşe de doğuma yetişmiş ve bebeğin ilk fotoğraflarını başarıyla çekmiştir. İki hemşire (Irmak-Emma) yeni doğan bebeği alıp ilk bakımını yaparlar.
Doğumdan sonra Ada ve Mavi odaya geçerler ve ziyaretçiler de gelmeye
baslar; anneanne Derin ve babaanne Gülizi gerçekten de bebeğin aileye
katılmasından dolayı çok mutludurlar, öyle ki gözyaşlarını tutamazlarJ. Sevinçli
baba Mavi ise ağzı kulaklarında,
ziyaretçilere çikolata ikram etmekle meşguldür. O sırada odaya gelen doğum
fotoğrafçısı Ayşe de mutlu ailenin fotoğraflarını
çekmeye hastane odasında da devam eder.
Derken Emma
elinde bir reçete ile odaya girer ve Mavi’den
reçetede yazılı ilaçları almasını ister. Daha sonra ziyaretçilere dönerek, Ada’nın dinlenebilmesi ve bebeğiyle biraz
yalnız zaman geçirebilmesi için odadan ayrılmalarını rica eder. Derken odanın temizliğini yapmak için Gülizi içeri girer. Gülizi
önce Ada’yı tebrik eder ve bebeğin
anali babalı büyümesini diler ve sütünün bol olmasını istiyorsa bol bol su
içmesi gerektiğini hatırlatmadan yapamaz. Bu sırada Ada bebeğine tatlı bir ninni söylemeye baslar, bebeği daha onun
sesini duyar duymaz uykuya dalmıştır bile.
ISTE YUKARIDAKI MIZANSENIMIZIN FOTO ROMANI:
Mizansen:
O sabah şiddetli bir boğaz ağrısı ve öksürükle uyanan Irmak’ın anne ve babası
telaşla çocuk doktorunu ararlar. Telefonu açan sekreter Ada doktorun hangi
saatte müsait olduğunu söyleyerek Irmak için bir randevu verir. Ayrıca
telefonda Tıp Merkezi’nin adresini yazdırıp, Mavi’nin telefonuna da bir konum gönderir. Randevu saatinde Irmak Tıp Merkezi’ne getirilmiştir,
onları Ada karsılar ve içeride bir hastayı görmekte olan doktoru beklemelerini
rica eder. Ada bu arada onlara kahve de ikram eder. Ancak Irmak çok bitkindir,
bir an evvel doktorun odasına girmek ister, anne ve babası ise onu avutmaya çalışırlar.
Derken doktorun odasından hemşire Derin çıkar ve Irmak’ı içeri çağırır. İçeride onları güleryüzle karşılayan doktor Emma’yı
gören Irmak ağlamaya başlar. Aklına daha
önce gittiği ve pek de güleryüzlü olmayan eski doktoru gelmiştir. Bu kez Irmak şanslıdır. Doktor Emma işini çok
iyi yapan ve çok şefkatli bir doktordur. İşe önce Irmak’ı rahatlatmakla baslar,
sonra da muayeneye geçer. Bu sırada hemşire Derin Irmak’ın soyunmasına yârdim
eder, ateşini, boy ve kilosunu ölçer.
Doktor muayene bitince tahmini tanısını onlarla paylaşır ancak emin
olmak için bir de kan tahlili ister. Irmak ve anne babası tahlil istem kâğıdını
Mikrobiyoloji kliniğine götürürler.
Mikrobiyolog Gülizi de onları güleryüzle karsılar, iğneden çok korkan
Irmak’a kanını hiç acıtmadan alacağına söz verir, Irmak Gülizi’nin bu isi iyi yapacağına
inanmıştır. Gerçekten de kanının alındığının farkına bile varmaz. Üstelik
oradan ayrılırken Gülizi Irmak’a beklerken okuması için küçük bir de kitap
hediye etmiştir. Hep birlikte kan testi sonuçlarını
beklemek için bekleme salonuna dönerler. Ada onlara ne kadar beklemeleri gerekeceği
konusunda bilgi verir ve içecek bir şeyler ikram eder. Bu arada Ada’nın
telefonu sürekli çalmaktadır, epey yoğun bir gün geçirmektedir. Derken Irmak’ın
kan sonuçları Ada’nın bilgisayarına düşer. Derin doktorun odasından çıkarak Irmak ve anne
babasını çağırır. Odaya yeniden girdiklerinde doktor Emma kan sonuçlarını
incelemektedir. Onları görünce gözlüklerini çıkararak iyi haberi verir. Irmak’ta beta mikrobuna rastlanmamıştır.
Doktorun yazdığı şurubu 3 gün kullanması yetecek, antibiyotik alması
gerekmeyecektir. Ailecek bu habere çok sevinirler. Doktor Emma, Irmak’ın ne kadar da akıllı bir
hasta olduğunu söyleyerek, muayene sırasında ona çok yardımcı olduğu için teşekkür
eder. Gitmeden doktor Emma’nın da Irmak’a bir sürprizi vardır, O’na her gün 1
tane yeşil elma yerse çok sağlıklı kalacağını söyleyerek kocaman bir yeşil elma
uzatır. J







No comments:
Post a Comment